UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bamberg, Ada Kasabası, Piskoposluk Kasabası ve Pazardaki Bahçıvan Bölgesi olmak üzere üç bölgeye ayrılıyor. Şehrin 7 tepe üzerine kurulmuş olması Roma olarak adlandırılmasının bir diğer sebebi.

Ortaçağ kasabasının tipik bir örneği olarak gösterilen Bamberg, II. Dünya savaşından en az hasarla kurtulan Alman şehirleri arasında.

Almaya’nın Roması Bamber’e seyahat etmeyi düşünüyorsanız; Gezginler için hazırladığım gezilecek yerler listesine bir göz atmalısınız.

Görmeden Geçemeyeceğiniz Yerler

-Şehri gezmek için,ilk Klein Venedig (Küçük Venedik) den başlayabilirsiniz. Eskiden balıkçıların yaşadığı bu Unterebrücke ve Markusbrücke arasında yer alıyor.
Yüksek çatılı, renkli germen tarzı evleri, balkonlardan fışkıran sardunyaları, küçük bahçe ve taraçalarıyla Venedik‘e benzer bir havası var. Bu masalsı sokaklarda sakin bir yürüyüş yapabilirsiniz.

-Bamberg, dünyanın en ilginç belediye binalarından birisine sahip .
Hikayeye göre Bamberg Piskoposu şehire inşa edilmek istenen belediye binası için, kendi topraklarından bir santim bile yer vermeyeceğini söylüyor. Bamberg halkı düşünüyor taşınıyor ve Regnitz Nehri üzerine inşa etmeye karar veriyorlar. Böylece Altes Rathaus 1467 yılında, nehire çakılan kazıklar üzerine inşa ediliyor. Old Town Hall ya da Bridge Town Hall diye de görebilirsiniz.

-Domplatz‘da bulunan Neue Residenz katedral meydanına, adeta bir çift kanat gibi inşa edilmiş ve 1703-1802 yılları arasında psikoposluk sarayı olarak hizmet vermiş.40 üzeri daireye sahip yapı 17 ve 18. Yüzyıllara imparatorluğun ihtişamını gösteren değerli eşyalarla doludur.

Benedictine tarzında yapılmış Kloster St Michael (StMicheal Manastırı).
600 kadar tıbbi bitki tasviri ile süslenmiştavanı ile ilgi çeken manastır bugün yaşlılar evi olarak hizmet veriyor.İçerisindeki Michaleskirche olarak adlandırılan kilise yer alıyor. Bahçesinden ise İncil’de adı geçen 49 bitki bulunuyor

-Geçmiş dönemlerde kraliyet ve psikoposluk sarayı olarak kullanılan Alte Hofhaltung (Old Court) tek katlı, çoğunlukla ahşap kullanılarak yapılmış bir saraydı. Yaşanan yangın felaketinden sonra yeniden Rönesans etkileri taşıyan bu yapı inşa edilmiş. inşa edilmiş.
Heykeltraş Wagner‘in Beatiful Gateway eseriyle ile taçlanan bu yapı görülecek yerler arasında.

Ayrıca şehrin günümüzdeki ana meydanı Maximiliansplatz, burada yer alan yeni belediye binası New Rathaus en görmeden geçemeyeceğiniz yerler arasında.