Esli bir Yunan Fizozofu şöyle demiş ”Tanrılar sevdiği kullarını Datça’ya gönderir.

Datça Yarımadası, muhteşem doğası, irili ufaklı koyları, mavinin her tonuna sahip pırıl pırıl denizi ile Ege ve Akdeniz’in incisi. Datça üzerinden geçen 850 km’lik Karia Yolu üzerinde Knidos Antik Kent’i yer alıyor. Bu rotamızda, doğa gezginleri için Datça koylarını ve Knidos Antik Kent’ini ele alacağız.

Knidos Antik Kent

Karia Yolu’nun önemli Antik kenti, Datça yarımadasının batı uç noktasında Tekir Burnu üzerinde bulunuyor. Bir körfezi Akdeniz’e, bir körfezi Ege’ye bakıyor.Kent İÖ. 13.yüzyılda Burgaz bölgesinde kurulan kent, İÖ 4.yüzyılda bugünkü yerine taşınmış.

Knidos Antik Şehri ,doğu batı yönünde uzanan caddenin alt ve üst kısmında, kamu yapıları, tiyatrolar, Aphrodite Tapınağı, Roma Mezarı, Bizan Kilisesi, Agora, Hellenistik Stoa ve basamaklı cadde gibi yapıların kalıntıları yer alıyor. 1858 yılında İngilizler tarafında yapılan kazılarda bir çok değerli eser gemilere yüklenerek Londra Müzesine götürülmüş. Bu kazılar Antik Kent’e büyük zarar vermiş.

Palamutbükü

Palamutbükü İsmini mutlaka duymuşsunuzdur. Datça merkeze 25 km uzaklıkta bulunan Palamutbükü, en muhteşem koylar arasında yer alıyor.Yarımadanın en uzun sahileri arasında yer alan koy ,denizi ve doğası ile ilgi çekiyor.Badem ağaçlarının serpildiği tepelerde, yürüyüş yapmak oldukça keyifli olacaktır.

Karaincir Koyu

Sığ denizi, pudra gibi incecik kumu ile tercih edilen koylar arasında. Datça merkezden 15 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Aracınız yoksa, plaja Aktur, Karaincir minibüsleri ile ulaşmanız mümkün.

Ovabükü

Deniz ve yeşile bürünmüş dağın buluştuğu eşsiz bir manzaraya sahip. Sessizlik ve sakinlik arıyorsanız Ovabükü iyi bir tercih olacaktır. Uzun sahil şeridinde birbirinden uzak işletmeler yer alıyor. Yüzmenin dışında yeşillik tepelerde yürüyüş yapabilir, gün batımını buradan izleyebilirsiniz.